16 Şubat 2010 Salı

kış son bulmaya yüztuttu

Güzel bir orman gezintisiyle başlamak istiyorum yazıma. Hani çalışan herkesin hafta sonu özlemini çektiği güzel bir orman gezintisi.
insan böyle bir yerde yaşlanmaz gibi geliyor, belkide sadece böyle olmasını istediğindendir. ama ne mümkün zaman asla durmuyor.
Efendim gel gelelim arıcılığa, bu hafta yaşadıklarımın çoğu fotğraflarda mevcut, böyle birşey olurmu ya şaka gibi, iki gün önce kovanlardan bir kaçını kontrol ettim malüm havalar ısındı  rutin kontrollerde başladı haliyle. alet edavat genelde arılıkta duruyor, maskenin  üzerindeki mum lekeleri annem temizlesin diye eve getirmiştim çamaşır suyuna yatırmış rengi baya bi açmıştı en azından temizlenmişti de ne fayda daha bir kaç kez  anca kullandım. arılıkta duruyor tabi cumartesi yine arılığa gittim. masketi elime almamla kedi yavrusu kadar bir fare içinden fırlamazmı ödüm koptu, bide bu manzarayı görünce deli oldum, gitti güzelim maske artık iş göremez yenisini almak lazım. öldürmeye karşı olsamda genelde bazen sınırlarımın dışına çıkabiliyorum. bu manzaranın sorumlusu artık yaşamıyor, midenizi bulandırmamak için çekmedim fotoğraflarını.
işte bu da benim kara kovanım daha bir yaşında değil ama başından  baya bi olay geçti,  geçen yıl 29 nisanda oğul çıktı bir kovanımdan bu kara kovana koydum, özgürce istediği yerine yerleşti, daha önce hiç kara kovan düzenlemediğimden biraz bal sürüp içeri soktum arıları kapadım kapağını. daha sonra kestaneler tam çiçekteyken bu garibanı bizim bir akrabanın  kulubesinin üzerinde,beton zenim üzerinde, kızgın güneşin altında,  birde branda ile örtülü bıraktıkmı  tüm mumları eridi ve kovan tabanına düştü,
 balları öyle bir aktıkı dışardan gelen arılar toplamakla bitiremedi metrelerce aktı gitti. neyseki anası hayatta kalmış, sonrada kuru kuruya yaylaya yolladık yaylada geçen yıl bal olmayınca geriye zor döndü, yeniden yaşama sarıldılar hayatta olmaları bence kendi başarıları, tabi besin stoğu için iyi bir besleme programına tabi tutum.
yukarda eski mumların kökleri hala görülüyor. dökülen mumların üzerine değilde birazdaha ön tarafa doğru bir yerleşim politikası izlemişler. mevcudunu tamamen korumuş hatta kıştan güçlenerek çıkmış diyebilirim.
bu sene için marangoz olan abime yeni kara kovanlar yaptırıyorum.
körükle bir işim olmasada yakması hoşuma gidiyor. arılarım gayet uysal genelde körük kullanmaya gerek kalmıyor.

körüğü açık yakıyorum sadece izlemek için değil kapaktaki gözenekler tıkanıyor zamanla onları temizlemenin en kolay yolu yakmak sanırım pürmüzle veya bu şekilde yakarak yapışkan kıvamlı olan ziftlerin yanarak katılaşması kazınarak temizlenmesini çok kolaylaştırıyor.


şimdilik bu kadar.görüşmek üzere...